Besna Ediş: Kürtçe sinema kadınların rengiyle güçlenecek

Kürt Sinemacılar İnisiyatifi üyesi Besna Ediş, Kürtçenin sinemada daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini belirterek, “Dilimizi ve hikayelerimizi yaşatmanın yolu Kürtçe sinemayı kadınların öncülüğünde büyütmekten geçiyor” dedi.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan - Kürtçe sanat çalışmaları geçmişten günümüze sansür ve yasaklarla engellenmek istenirken, Kürt sanatçıların bu alandaki mücadelesi ise sürüyor.

Tiyatro, sinema ve edebiyat alanında Kürtçe eserler ile bir halkın varlığını korumak isteyen Kürt sanatçılar, aynı zamanda örgütlenerek bu ağı büyütmeye çalışıyor.

Bu kapsamda Amed’te Ortadoğu Sinema Akademisi öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştay sonucu “Kürt Sinemacılar İnisiyatifi” kuruldu. İnisiyatif bünyesinde birçok genç sinemacı yer alıyor. Bu isimlerden biri de 29 yaşındaki Besna Ediş.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden 2025 yılında mezun olan Besna Ediş, üniversite yıllarında sinema ile daha fazla ilgilenmeye başladığını belirtti.

Sinema alanında dil ve cins mücadelesi

Bir süre eğitime ara verdiğini ve daha sonra sinemaya yönelerek eğitime devam ettiğini anlatan Besna Ediş, “Bu bölümü seçmemin nedeni fotoğrafa ilgi duymamdı. Sinemayla ilgim, ağabeyimle birlikte izlediğimiz filmlerle sınırlıydı. Ancak bu bölümü seçtikten sonra sinemanın sihrine kapıldım” dedi.

Besna Ediş, “Biz Kürtlerin hikayelerini anlatması için sinema geniş bir alan sunuyor” diyerek, bu yolculuğunda hem dil hem de cins mücadelesi verdiğini kaydetti.

Besna Ediş, yer yer yaşadığı kaygıları şu sözlerle dile getirdi: “Kürtçenin arka planda kalması ve bu alanda erkeklerin daha baskın olması beni bazen kaygılandırıyordu. Ancak Kürtçe masal ve hikayelerin kaybolmaması için sinema alanında bunları yaşatmak adına kendime söz vererek çalışmalarda yer alma kararı aldım. Kamera önü ya da kamera arkası, neresi olursa olsun bir şekilde sinema alanında olmak istedim.”

Üniversite yıllarında birçok sinema çalışmasında yer aldığını ifade eden Besna Ediş, “Ortadoğu Sinema Akademisi öncülüğünde Amed’te bir sinema topluluğu kuruldu. Birçok Kürt sinemacının bir araya geldiği bir topluluktu, ben de katıldım. Sinema alanında deneyimli birçok isim bu topluluk da yer almakta. Ama yine göze çarpan en önemli noktalardan biri kadın sayısının az oluşu” diye belirtti.

Kürt Sinemacılar İnisiyatifi

Besna Ediş, sinema alanında kurulan inisiyatifin amacına dair şunları söyledi: “Kürtçe sinemada yaşanan sorunlar nelerdir?’ sorusundan hareketle başladık. Çözüm noktasında pratik olarak nasıl hareket etmemiz gerektiği üzerine tartışmalar yürüttük. İki günlük toplantının ardından Kürt sinemasının kurumsallaşması yönünde çalışmalara başlama kararı aldık.

Öncelikle kurumsallaşana kadar topluluk olarak gerekli hazırlıkları komün şeklinde yerine getirmeyi planladık. Toplulukta yaklaşık 12 kişiyiz. Herkes kendi alanında gerekli hazırlıkları yapmayı sürdürüyor. Eylül ayına kadar hazırlıkları tamamladıktan sonra tam olarak isimlendirmeye gideceğiz.”

‘Kadınlar arasında iletişimin en etkili yolu’

Besna Ediş, “Sinemayı tanıdığımda ve gücünü fark ettiğimde Kürtler ve Kürt kadınları olarak kesinlikle sinemada yer almamız gerektiğini düşündüm” diyerek, sinemanın kadınlar arasında etkili bir iletişim sağladığını vurguladı.

Besna Ediş şöyle devam etti: “Birbirimize sesimizi duyurmakla kalmayıp, kaybolmaya yüz tutmuş hikayelerimizi de yaşatmamız lazım. Sinema bize bu alanı sunuyor. Kitap alıp okuyoruz ama annem, teyzem ya da aile büyüklerim okuyamıyor, ulaşamıyor. Ama medya üzerinden sinemayı ele aldığımızda daha geniş kitlelere ulaşabiliyoruz. Bir şey insanların hislerine hitap ettiğinde daha güçlü bir etkisi oluyor. Dilimiz parçalanmış, kendi dilimizde düşünemeyecek hale gelmiş olmamıza rağmen, bu durumu Kürtçe sanat yoluyla aşmak mümkün”

Anadil sanatın da dili

Besna Ediş, Kürtçe konuşmak ve Kürtçe sanat yaparak, dil önündeki engelleri kaldırabileceklerini ve dilin yaygınlaşmasını sağlayabileceklerini vurgulayarak, “Kürtçe ve tüm lehçeleri sinemada yer edinmeli. Doğallığını da korumalı. Sanat aracılığıyla topluma daha rahat ulaşılabilir. Sanatın bütün dallarında Kürtçeye yer verildiği takdirde toplumda bir bilinç de açığa çıkar. Biz Kürtçe sanata dair sadece müziği biliyoruz iyi filmi, belgeseli bilmiyoruz. Köklü bir dile sahibiz ve bu dili sanatın bütün alanlarının dili haline getireceğiz. Bu noktada sanatçılar üzerine düşen rolü oynayacaktır.”

‘Sinemada kadının rengi olmalı’

Besna Ediş, kadının sanat alanında baskın eril enerjiye ve ataerkil zihniyete karşı mücadele ettiğini ifade ederek, kadın sanatçıların bu alana kendi rengini yansıttığını belirtti.

Besna Ediş, şöyle devam etti: “Ancak sanat alanına bakınca maalesef, sinema da buna dahil, Amed’de grup çalışmasında da gördük, kadın sayısı çok azdı, sanat alanında maalesef kadın eksik. Nedeni biz kadınlar değiliz, sebep senelerdir kadınlar üzerine farz kılınan şeylerdir. Tabi iyi sanatçılar var ama ama yetiyor mu? Elbette yetmiyor. Bunun için de her şeyden önce biz kadınlar, yönümüzü sanata çevirmeliyiz. Artık sanatta kadın rengi daha görünür olmalı. Hala anlatılmayan çok hikayemiz var. Söylenmemiş çok sözümüz var. Bu nedenle hikayelerimiz ile sanatta kendi kimliğimiz ile yer almamız çok önemli.”

Sanatın aynı zamanda politik olduğunu kaydeden Besna Ediş, “Bir kaygın bir derdin olmazsa eğer, üzerinde bir sorumluluk hissetmezsen ortaya politik olmayan eserler çıkarırsın. Ancak kaybettiğimiz şeyin dilimiz ve kimliğimiz olduğunu anlamamız lazım. Burada ‘Ne yapacağım’ diye sorarak, bu yolculuğa başlamak lazım.

Bize politik sanat lazım

Özgür Basın’daki bir gazeteci, Kürt bir sanatçı bu duyguyla, hisle yürür. Bunu gören bir sinemacı da bu hisle eserlerini ortaya koyar. Annemin, benim hikayem kaybolmasın hissi. Ben bunları geleceğe taşırsam yeni nesiller görüp sahip çıkar ve takip ederler. Kültürümüz kaybolmaya doğru gidiyor. Kültürümüz, dilimiz, tarihimiz, hikayelerimizi kaybettikten sonra fiziksel olarak var olsam ne olur olmasam ne olur. Dilimle var olurum, Kürtçe rüyalarımla var olurum. Bu yüzden kendi rengimiz, dilimiz ve kendimiz olarak var olmamız için politik olmamız gerekiyor. Bize politik sinema gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kürtçe daha fazla esere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Besna Ediş, konuşmasını şöyle tamamladı: “Evlerimizde bir kitle var, annelerimiz, babalarımız. Dizilere maruz kalıyorlar, yabancı diziler, Türkçe diziler. Bu tehlikenin önüne geçmek için iyi Kürtçe belgeseller, diziler, çizgi filmler; hem çekimiyle hem sesiyle hem oyunculuğuyla gereklidir. Bunu yapmayıp, ‘ne fark eder’ dememeliyiz. Çok fark eder. Annelerimiz yabancı dizilere, çocuklarımız yabancı çizgi filmlere maruz kalmasın. Politik olmakla bağlantılı olarak bence medyanın her alanında profesyonel olarak var olmalıyız.

Bu politiklikten sadece gözyaşı, acı, ızdırap anlaşılmasın. Artık her alanda kendi dilinde eserler izleyebilmeli.”