Mısır’da açılan Jineolojî Merkezi bölgesel araştırma ağı kuruyor

Mısır'da kurulan Jineolojî Merkezi, kadın ve toplum meselelerine ilişkin bilimsel araştırmaları politika önerilerine dönüştürmeyi, bölgesel iş birlikleriyle bilgi üretimini güçlendirmeyi ve kadınların güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyor.

ASMAA FATHİ

Kahire – Mısır'da açılan Jineolojî Düşünce ve Araştırmalar Merkezi, toplumsal güçlenmenin temelinin bilgi üretimi olduğu anlayışıyla faaliyetlerine başladı. Merkez, daha adil toplumların ancak yeni fikirler üretmek, diyalog alanları oluşturmak ve farklı disiplinlerden araştırmacılar ile uzmanları bir araya getirmekle inşa edilebileceği görüşünü benimsiyor. Bu çerçevede bölgedeki dönüşümleri bilimsel yöntemlerle analiz etmeyi ve araştırma temelli çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlıyor. Merkezin çalışmaları yalnızca Mısırlı kadınların durumuyla sınırlı kalmıyor. Ortadoğu'daki kadın ve kız çocuklarının karşı karşıya olduğu ortak sorunlara odaklanan merkez, bölge ülkelerindeki araştırmacılar arasında deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, daha kapsamlı bilgi üretmeyi, kalkınma çalışmalarını desteklemeyi ve karar alıcılara bilimsel veriler sunmayı hedefliyor.

Jineolojî Düşünce ve Araştırmalar Merkezi Başkanı Dina Muhsin, bölgenin içinden geçtiği siyasi, toplumsal dönüşümler ve çatışmaların kadın, çocuk ve toplum meselelerine daha fazla odaklanmayı zorunlu kıldığını belirterek, kadınların yalnızca çatışma bağlamında değerlendirilmesinin ya da karar alma süreçlerinden dışlanmasının günümüzün teknolojik ve toplumsal gelişmeleriyle bağdaşmadığını söyledi. Kadınların siyasi, egemenlik ve askeri karar mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesinin, vatandaşlık, birlikte yaşam ve şiddetin reddi ilkelerinin güçlendirilmesinin merkezin temel hedefleri arasında yer aldığını kaydeden Dina Muhsin, gerçek güçlenmenin bilgi ve farkındalık olmadan mümkün olmayacağını vurguladı. Dina Muhsin, sürdürülebilir kalkınmanın da kadınların toplumsal yaşamın her alanına katılımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, merkezin bu anlayışla kurulduğunu dile getirdi.

Ortadoğu’da güçlü bir iş birliği hedefleniyor

Merkezin Arap dünyası ve Ortadoğu'daki araştırmacılarla güçlü bir iş birliği ağı oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Dina Muhsin, bununla yetinmeyerek uluslararası başarılı deneyimlerden yararlanmayı ve ortak araştırmalar yoluyla daha zengin bilimsel bilgi üretmeyi amaçladıklarını kaydetti. Toplumsal adaletin ancak farklılıklara açık bir toplum anlayışıyla sağlanabileceğini belirten Dina Muhsin, kadınların özgürleşmesinin toplumun tamamının özgürleşmesinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti. Erkeklerin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Dina Muhsin, daha adil bir toplumun tüm bireylerin ortaklığıyla kurulabileceğini ifade etti.

Kadınların yaşamın farklı aşamalarında çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Dina Muhsin, bazı araştırmaların doğumdan önce cinsiyetleri (bebek kız ise) nedeniyle kadınların kürtaja maruz bırakıldığını ortaya koyduğunu söyledi. Dina Muhsin, bunun yanı sıra kadın sünneti ve çocuk yaşta evliliklerin kadınların yaşamı boyunca yol açtığı sosyal ve ekonomik sorunların da önemli başlıklar arasında yer aldığını dile getirdi. Bu sorunların çözümünün herkesin haklarını gözeten dengeli politikalar gerektirdiğinin altını çizen Dina Muhsin, merkezin amacının erkekleri dışlamak ya da tüm sorumluluğu onlara yüklemek olmadığını, aksine ortaklık, haklar ve özgürlükler temelinde bir yaklaşımı benimsediğini söyledi.

Farklı ülkelerden araştırmacıların yürüteceği bilimsel projeler planlanıyor

Dina Muhsin ayrıca, toplumsal değişimlere uyum sağlayacak şekilde yasaların gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini belirterek, merkezin bilimsel araştırmalar ve politika önerileriyle bu sürece katkı sunmayı hedeflediğini dile getirdi. Merkezin yeni kurulmasına rağmen kapsamlı bir çalışma programı hazırladığına dikkat çeken Dina Muhsin, Mısırlı ve farklı ülkelerden araştırmacıların yürüteceği bilimsel projelerin planlandığının bilgisini verdi. Dina Muhsin, amaçlarının yalnızca akademik çalışmalar üretmek değil, bu çalışmaları ilgili kurumların yararlanabileceği uygulanabilir politika önerilerine dönüştürmek olduğunu ifade etti.

Genç araştırmacılar için zengin akademik ortam sağlanacak

Merkez, bilimsel araştırmaların yanı sıra yeni bir araştırmacı kuşağının yetiştirilmesini de öncelikleri arasında görüyor. Kurum, bilgi üretiminin sürdürülebilirliğinin genç araştırmacıların keşfedilmesi ve bilimsel açıdan desteklenmesine bağlı olduğu görüşünü benimsiyor. Dina Muhsin, sözlerinin sonunda, Mısır'dan ve yurt dışından akademisyenler, araştırmacılar ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan danışma kurulunun genç araştırmacılar için zengin bir akademik ortam sağlayacağını, onların bilimsel yöntemlerini geliştirmelerine ve yerel ile bölgesel düzeyde iş birliklerini güçlendirmelerine katkıda bulunacağını ifade etti.

Merkezin araştırma ekibi üyesi, gazeteci ve araştırmacı Ümniye Reşad ise, Jineolojî'nin en önemli özelliklerinden birinin farklı araştırma alanlarını bir araya getirmesi ve Ortadoğu'nun çeşitli ülkelerinden araştırmacılar arasında ortak çalışmaya dayanması olduğunu söyledi. Ümniye Reşad, bu sayede kadın, çocuk, ekonomi, toplum ve kültür alanındaki meselelerin farklı açılardan ele alınabildiğini belirtti. Bu iş birliğinin merkezin hazırlayacağı araştırmalara da yansıyacağını ifade eden Ümniye Reşad, birden fazla ülkeden araştırma ekiplerinin ortak çalışmalar yürüteceğini, bunun da bölgenin ortak sorunlarının daha kapsamlı analiz edilmesine ve hem toplumlar hem de karar alıcılar için uygulanabilir öneriler geliştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Öğrenciler ve araştırmacılara yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlenecek

Jineolojî Merkezi'nin yalnızca kadınlarla ilgili geleneksel konulara odaklanmadığını vurgulayan Ümniye Reşad, siyasi ve teknolojik dönüşümlerin ortaya çıkardığı yeni sorunları da bilimsel açıdan incelemeyi hedeflediklerini belirtti. Merkezin Ortadoğu ülkelerinde kadınların durumu, çatışma bölgelerindeki kadınlar, kadın ve çocuk hakları ile çocukların teknoloji ve yapay zekanın oluşturduğu risklerden korunmasına ilişkin çeşitli araştırmalar hazırladığını aktaran Ümniye Reşad, bu başlıkların günümüzde bilimsel araştırma gündeminin öncelikli alanları arasında yer aldığını ifade etti.

Hazırlanacak çalışmaların yalnızca mevcut durumu analiz etmekle sınırlı kalmayacağını belirten Ümniye Reşad, sözlerine şöyle devam etti:

"Araştırma sonuçlarını karar alıcılara sunulabilecek uygulanabilir politika önerilerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Merkezimiz, konu çeşitliliğinin yanı sıra kadın meselelerine farklı disiplinleri bir araya getiren yeni bakış açılarıyla yaklaşmayı amaçlıyor. Bunun akademik tartışmaları da zenginleştireceğine inanıyoruz. Öne çıkan çalışma başlıklarımızdan biri de 'felsefede kadın'. Bu alan birçok araştırma kurumunda yeterince ele alınmadı. Biz ise bu konuda özgün akademik katkılar sunmayı hedefliyoruz. Araştırmalarımızdaki çeşitlilik, toplumdaki dönüşümlerin daha doğru okunmasını sağlayacak ve bilgi üretiminde geleneksel çalışmaların ötesine geçmemize imkan tanıyacak. Bilginin yalnızca üretilmesi değil, paylaşılması da önemli. Bu nedenle önceliklerimiz arasında araştırmacılar ile kamuoyunu bir araya getirecek bilimsel ve kültürel etkinlikler düzenlemek de yer alıyor."

Önümüzdeki altı ay içinde Ortadoğu'nun farklı ülkelerinden öğrenciler ve araştırmacılara yönelik kapsamlı eğitim programları ile atölye çalışmaları düzenleneceğini aktaran Ümniye Reşad, ayrıca medya, siyaset, ekonomi ve toplumsal konuların ele alınacağı seminerlerin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Jineolojî Merkezi, yalnızca sorunları tespit eden bir araştırma kurumu olmayı değil, bölgesel iş birliği ve deneyim paylaşımına dayanan, uygulanabilir öneriler geliştiren bir model oluşturmayı hedefliyor. Böylece hem kamu politikalarına bilimsel katkı sunmayı hem de Mısır ve Ortadoğu'da kadınların güçlenmesini ve daha adil, katılımcı toplumların inşasını desteklemeyi amaçlıyor.