Uluslararası Af Örgütü’nden İran-ABD anlaşmasına temkinli destek
Uluslararası Af Örgütü, İran ile ABD arasında gerilimi azaltmayı amaçlayan son anlaşmayı temkinli bir şekilde memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.
Haber Merkezi- Uluslararası Af Örgütü, İran ile ABD arasında aylardır süren gerilim ve askeri çatışmaların ardından varıldığı açıklanan anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde, siyasi uzlaşıların insan hakları ve adalet ilkeleriyle desteklenmemesi durumunda sürdürülebilir bir barışın sağlanamayacağını belirtti.
Örgüt tarafından yapılan açıklamada, savaşın sona ermesinin tek başına güvenlik ve insan onurunu garanti altına almayacağı vurgulanarak, İran ve bölgede milyonlarca insanın hala baskı, adaletsizlik ve temel hak ihlallerinin sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Açıklamada, mağdurların aileleri, siyasi tutuklular, sivil toplum aktivistleri ve protestocuların seslerinin dikkate alınmadığı herhangi bir anlaşmanın gerçek ve kalıcı istikrara zemin hazırlamayacağı belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü ayrıca uluslararası topluma, siyasi ve askeri gerilimleri azaltma çabalarının yanı sıra temel hak ve özgürlüklerin korunmasını, mağdurların adalet arayışını ve halkın reform taleplerini İran ile ilişkilerinin merkezine yerleştirme çağrısında bulundu.
‘Savaşın bitmesi acıların sona erdiği anlamına gelmiyor’
Örgüt, yalnızca siyasi ve güvenlik kaygılarına dayanan bir barışın sürdürülebilir olamayacağını belirterek, son aylardaki çatışmaların bölgede milyonlarca insan üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Açıklamada, mağdurların haklarını ve hesap verebilirlik mekanizmalarını dikkate almayan anlaşmaların şiddet ve adaletsizlik döngüsünü yeniden üretebileceği uyarısı yapıldı. Kalıcı istikrarın ancak askeri çatışmaların sona ermesinin yanı sıra temel hakların, sivil özgürlüklerin ve adalet arayışının güvence altına alınmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.
İran’daki insan hakları durumuna ilişkin kaygılar
Uluslararası Af Örgütü, İran’daki iç gelişmelere de dikkat çekerek, askeri saldırıların sona ermesinin vatandaşların güvenliğinin arttığı anlamına gelmediğini belirtti.
Örgüte göre son aylarda ülkede yeni bir gözaltı, güvenlik baskısı ve siyasi kısıtlama dalgası yaşandı. Açıklamada binlerce kişinin keyfi biçimde gözaltına alındığı, çok sayıda kişinin siyasi veya güvenlikle ilgili suçlamalar kapsamında idam tehdidiyle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi.
Protestocuların, gazetecilerin, insan hakları savunucularının, sivil toplum aktivistlerinin ve mağdur ailelerinin gözaltı, işkence, zorla kaybetme ve ağır cezalarla karşı karşıya kalmaya devam ettiği belirtildi.
Örgüt, insan hakları ihlallerine ilişkin bu gerçekler göz ardı edilerek İran ile ilişkilerin normalleştirilmesinin cezasızlık kültürünü güçlendirebileceği ve uluslararası baskının azalmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
‘Adaletsiz barış kalıcı olamaz’
Uluslararası Af Örgütü, yalnızca hükümetlerin güvenlik çıkarlarına odaklanan yaklaşımları eleştirerek, siyasi anlaşmaların mağdurların haklarını görmezden gelmenin aracı haline gelmemesi gerektiğini vurguladı.
Örgüt, geçmiş deneyimlerin yalnızca siyasi ve askeri gerilimleri azaltmaya odaklanan anlaşmaların uzun vadeli istikrar sağlamadığını, aksine yeni krizlerin önünü açabildiğini gösterdiğini belirtti.
Açıklamada ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma hakkı, kadın hakları, azınlık hakları ve vatandaşların siyasi yaşama katılım hakkının İran ile yürütülen ilişkilerde öncelikli konular arasında yer alması gerektiği kaydedildi.
Cezasızlığa son verilmesi çağrısı
Uluslararası Af Örgütü, son çatışmalar sırasında meydana geldiği iddia edilen uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin bağımsız biçimde soruşturulmasını talep etti.
Örgüt, savaş suçları, sivillere yönelik saldırılar ve diğer ağır insan hakları ihlallerine ilişkin tüm iddiaların tarafsız, bağımsız ve şeffaf soruşturmalarla incelenmesi gerektiğini belirterek, sorumluların siyasi ya da askeri konumlarına bakılmaksızın hesap vermesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, mağdurların gerçeğe ulaşma, adalet talep etme ve tazminat alma haklarının kalıcı barışın temel şartlarından biri olduğu ifade edildi. Uluslararası Af Örgütü, sivillerin korunması, insan hakları ihlallerinin cezalandırılması ve cezasızlıkla mücadele edilmesinin siyasi anlaşmaların ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurguladı.
Örgüt, son anlaşmanın yalnızca güvenlik gerilimlerini azaltmaya odaklanması ve vatandaşların talepleri, siyasi tutukluların durumu, temel özgürlükler ile mağdur haklarını kapsamaması halinde, barış ve adaletin önünü açmak yerine baskı ve cezasızlığın sürdürülmesine hizmet edebileceği uyarısında bulundu.