Sudanlı gazeteci savaşın gölgesindeki kadınların hikayesini belgeliyor
Refka Abdullah, Cezire ve Sennar eyaletlerinde kadınlara yönelik cinsel saldırıları belgelemek için çatışma bölgelerine döndü. Refka Abdullah, kayıtlara geçen tecavüz vakalarının yüzlerce olduğunu, gerçek sayının ise daha yüksek olabileceğini belirtti.
AYA İBRAHİM
Sudan - Sudan halkının ağır bir insani krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde, gazeteci Refka Abdullah mesleki ve insani sorumluluğunu sürdürmek için yeniden sahaya döndü. Sudan ordusunun Cezire ve Sennar eyaletlerinde kontrolü yeniden sağlamasının ardından Refka Abdullah, kamerasını ve not defterini alarak çatışmalardan etkilenen bölgelere gitti. Amacı, kadınlar ve kız çocuklarının maruz kaldığı sistematik saldırıları belgelemek, hayatta kalanların sesini duyurmak ve yaşananları kayıt altına almaktı.
Yüzlerce tecavüz vakası belgelendi
Refka Abdullah, Cezire ve Sennar eyaletlerinde Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından gerçekleştirildiği belirtilen ihlalleri belgelemek için çalıştığını söyledi. Özellikle Cezire eyaletinde tecavüz vakalarının ciddi biçimde arttığını belirten Refka Abdullah, topladığı haberler, raporlar ve belgesel çalışmalara göre 500'den fazla tecavüz vakasının kaydedildiğini ifade etti.
Refka Abdullah ayrıca üç ölüm ve 26 düşük vakasının da tespit edildiğini belirterek, güvenlik koşulları nedeniyle bazı bölgelere ulaşılamadığını, bu nedenle gerçek sayıların açıklanan rakamların çok üzerinde olabileceğini vurguladı.
‘13 yaşındaki kız çocuğu okula dönmeyi reddetti’
Gazetecilik çalışmaları sırasında karşılaştığı en ağır olaylardan birinin Cezire eyaletinde yaşanan bir vaka olduğunu anlatan Refka Abdullah, aynı aileden üç kız çocuğunun birden fazla kişinin tecavüzüne maruz bırakıldığını aktardı.
Yaşları 13 ile 24 arasında değişen üç kız kardeşin Hızlı Destek Kuvvetleri mensupları tarafından saldırıya uğradığını belirten Refka Abdullah, “Olay sırasında anne ve baba da şiddete maruz kalıyor, erkek kardeşleri vuruluyor, küçük çocuklar ise dövülerek bağlanıyor” dedi.
Refka Abdullah, yaşananların ardından psikolojik ve tıbbi destek alan kız kardeşlerden en küçüğünün, 13 yaşındaki çocuğun, okula dönmeyi reddettiğini ve yaşadığı travma nedeniyle tamamen içine kapandığını ifade etti.
Psikolojik travmalar sürüyor
Refka Abdullah'a göre saldırılardan kurtulan kadınların psikolojik durumu son derece ağır. Refka Abdullah, taciz ve tecavüze maruz bırakılan kadınların büyük bölümünün normal yaşamlarına geri dönmekte zorlandığını belirtti.
Sivil toplum kuruluşlarının ve yardım girişimlerinin hem şiddete maruz kalanlara hem de evlerine dönen ailelere psikolojik destek sağlamaya çalıştığını söyleyen Refka Abdullah, buna rağmen birçok kişinin gündelik yaşama uyum sağlayamadığını ifade etti.
Özellikle küçük yaşta saldırıya uğrayan kız çocuklarının önemli bir bölümünün, profesyonel psikolojik destek almalarına rağmen okula dönmeyi kabul etmediğini kaydetti.
Refka Abdullah, toplumun tecavüze maruz bırakılanlara yönelik yaklaşımının değişmesi gerektiğini vurgulayarak, birçok kişinin hala onları ve bir utanç kaynağı gibi gördüğünü söyledi.
Oysa saldırıya uğrayan kadınların hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirten Refka Abdullah, yaşadıkları bir vakayı örnek gösterdi.
Refka Abdullah tanık olduğu olayı şu sözlerle ifade etti: “Evli bir kadın tecavüze uğradıktan sonra hamile kaldı. Doktorlar, saldırı sonucu oluşan gebeliği sonlandırmak için kürtaj yapılmasına karar verdi. Ancak kadının eşi yaşananları kabullenemedi ve hiçbir suçu olmayan eşinden ayrılmayı tercih etti.”
Toplumsal farkındalık çağrısı
Cezire ve Sennar eyaletlerindeki çalışmaları sırasında elde ettiği deneyimlerden yola çıkan Refka Abdullah, toplumun savaş dönemlerinde işlenen cinsel suçlar konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tecavüze maruz bırakılanların suçlu değil, zorla işlenen bir suçun mağdurları olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Refka Abdullah, ülkenin ağır bir çatışma sürecinden geçtiğini ve bu nedenle toplumun kadın hakları konusunda daha bilinçli ve dayanışmacı olması gerektiğini ifade etti.
Kadınların savaşın tarafı olmadığını belirten Refka Abdullah, çatışmaların kadın bedenleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarına kadınları korumak ve devam eden ihlalleri önlemek için acil müdahale çağrısında bulundu.
Tehlikelerle dolu bir gazetecilik yolculuğu
Refka Abdullah, ihlalleri belgelemek için yürüttüğü çalışmalar sırasında ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını da anlattı.
Özellikle eyaletler arasında seyahat ederken çatışmaların sürdüğü bölgelere girmek zorunda kaldığını belirten Refka Abdullah, “Bazı zamanlarda iki çatışan güç arasında kaldım ve görevimi sürekli tehdit altında sürdürdüm” ifadelerini kullandı.
‘Gazetecilik gerçekleri ortaya çıkarmalı’
Refka Abdullah, gazeteciliğin temel görevlerinden birinin gerçekleri ortaya çıkarmak ve ihlalleri belgelemek olduğuna dikkat çekti.
Bugüne kadar yapılan belgeleme çalışmalarının yeterli olmadığını ifade eden Refka Abdullah, kadınların ve çocukların savaşın tarafı olmadığını hatırlatan farkındalık kampanyalarının düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca insan hakları örgütleri ile medya kuruluşlarına çağrıda bulunan Refka Abdullah, tüm taraflara eşit mesafede durulması, savaşın sona erdirilmesi ve barış sürecinin desteklenmesi için ortak çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti.