İran’da savaş koşulları eğitimi etkiliyor: Öğrenciler sınavlara hazırlanamıyor

İran’da savaşın gölgesinde eğitimlerini sürdüren öğrenciler, internet kesintileri, okul kapanmaları ve ekonomik kriz nedeniyle derslerinden geri kaldıklarını, artan psikolojik baskının da sınav hazırlıklarını zorlaştırdığını söylüyor.

MAHYA ROSTAMİ

Ciwanro- İran’da son aylarda yaşanan savaş, internet kesintileri, ekonomik kriz ve tekrarlanan okul kapanmaları, öğrencilerin eğitim süreçlerini ciddi biçimde aksattı. Öğrenciler ve üniversiteye giriş sınavına hazırlanan adaylar, eğitim kaynaklarına erişimde yaşanan sorunların, güvenlik kaygılarının yarattığı psikolojik baskının ve artan eğitim maliyetlerinin ders programlarından geri kalmalarına neden olduğunu belirtiyor.

Uzmanlara göre çevrimiçi eğitim, öğrenme sürecinin tamamen durmasını engellese de yüz yüze eğitimin yerini tam anlamıyla dolduramıyor. Çünkü okul yalnızca akademik bilginin aktarıldığı bir kurum değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal beceriler geliştirdiği, insan ilişkilerini öğrendiği ve toplumsal yaşama hazırlandığı bir alan olarak görülüyor. Eğitim uzmanları, mevcut koşulların sürmesi halinde akademik başarısızlık riskinin artacağı, eğitimdeki eşitsizliklerin daha da derinleşeceği ve özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan öğrencilerin eğitim fırsatlarından daha fazla mahrum kalacağı uyarısında bulunuyor.

Savaş uzun vadeli etkiler yaratıyor

Savaş, insanlık tarihinin en yıkıcı deneyimlerinden biri olarak yalnızca fiziksel yıkıma yol açmıyor, bireylerin ruh sağlığı üzerinde de uzun süreli etkiler bırakıyor. Bu süreçten en fazla etkilenen grupların başında ise öğrenciler geliyor. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı, birçok öğrenci için kaygı, güvensizlik ve belirsizlik içinde geçti. Öğrenciler bir yandan savaşın, ekonomik sorunların ve eğitim sürecindeki kesintilerin yarattığı baskıyla mücadele ederken, diğer yandan final sınavlarına ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanmak zorunda kaldı.

Evini terk etmek zorunda kaldı

On ikinci sınıf öğrencisi Şiler Karami, savaşın eğitim hayatını derinden etkilediğini belirterek, “Savaş sırasında düzgün ders çalışamadım, yemek yiyemedim ve uyuyamadım. Evimiz saldırıya uğrayan bölgeden sadece bir sokak uzaklıktaydı ve birçok geceyi yoğun stres nedeniyle uykusuz geçirdim. Ailemle birlikte bir süre evimizi terk ederek akrabalarımızın yanına taşınmak zorunda kaldık. Bu durum derslerime odaklanmamı ve üniversite giriş sınavına hazırlanmamı çok zorlaştırdı. Benim gibi çatışma bölgelerine yakın yaşayan insanlar için geceler adeta bir kabustu. Şimdi giriş sınavı yaklaştıkça, müfredatı takip edememekten ve sınava yeterince hazırlanamayacak olmaktan büyük endişe duyuyorum” dedi.

Uzaktan eğitim ihtiyaçları karşılamıyor

Okulların kapanmasıyla birlikte eğitimin önemli bir bölümü çevrimiçi ortama taşındı. Ancak birçok öğrenci, internet kısıtlamaları, bağlantı sorunları ve artan maliyetler nedeniyle uzaktan eğitimin ihtiyaçlarını karşılamadığını söylüyor. Özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan öğrenciler, sık sık yaşanan internet kesintilerinin derslere ve eğitim materyallerine erişimlerini zorlaştırdığını belirtiyor. Eğitim uzmanları ise sanal eğitimin ancak tüm öğrencilerin gerekli teknolojik altyapıya eşit erişim sağlayabilmesi durumunda etkili olabileceğini, aksi halde eğitimdeki eşitsizlikleri daha da derinleştireceğini vurguluyor.

Kaygılar daha da artıyor

Öğrenciler ve aileleri için bir diğer önemli sorun ise artan eğitim maliyetleri. İnternet paketleri, hazırlık kitapları, deneme sınavları ve özel ders ücretlerindeki yükseliş, birçok öğrencinin eğitim kaynaklarına erişimini sınırlandırıyor. Uzmanlar, bu durumun eğitim fırsatlarındaki eşitsizliği büyüteceği ve özellikle üniversiteye giriş sınavlarında öğrenciler arasındaki başarı farkını artıracağı uyarısında bulunuyor. Akademik başarı notlarının üniversiteye girişteki etkisi de öğrencilerin kaygılarını artırıyor. Son yıllarda yaşanan savaş, ekonomik kriz ve eğitimdeki aksaklıkların başarılarını olumsuz etkilediğini düşünen birçok öğrenci, farklı kentlerde düzenledikleri protestolarla sınav ve değerlendirme sistemine ilişkin endişelerini dile getiriyor.

‘Öğrenciler üzerindeki baskı giderek artıyor’

Giriş sınavı adaylarından Sana Barzegar, mevcut sistemin öğrenciler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, “Giriş sınavına hazırlanmanın yanı sıra not ortalamamı yükseltmek için ayrıca sınava girmem gerekiyor. Bu durum dikkatimi giriş sınavına hazırlık derslerinden uzaklaştırıyor” dedi. Final sınavlarının yarattığı baskının ve bu sınavların sonuçlarının üniversiteye giriş puanını doğrudan etkilemesinin öğrencilerin kaygılarını daha da artırdığını ifade eden Sana Barzegar, “Mevcut koşullarda öğrenciler hem giriş sınavının hem de final sınavlarının yükünü aynı anda taşımak zorunda kalıyor. Bu da stresimizi iki katına çıkarıyor” diye konuştu.

‘Yaşananlar öğrencileri uzun süre etkileyecek’

On birinci sınıf öğrencisi Soma Yaravisi ise, “Eğer 11. ve 12. sınıf not ortalamaları giriş sınavı sonucunu etkilemeye devam ederse, bu yıllarda maruz kaldığımız psikolojik ve ekonomik baskının sonuçları geleceğimizi uzun yıllar boyunca etkileyecek. Not ortalamasındaki düşüş yalnızca giriş sınavındaki başarımızı değil, aynı zamanda eğitim ve kariyer yolumuzu da belirleyebilir. Bu nedenle son yıllarda yaşanan olağanüstü koşulların öğrenciler üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Normal şartlar altında eğitim görmedik, normal şartlar altında sınava girmedik; ancak normal yıllar için tasarlanmış aynı standartlara göre değerlendirileceğiz” sözlerine dikkat çekti.