Tunus’ta zorlu medya gerçeği: Baskıcı kararnameler ve azalan özgürlük
54 sayılı Kararname ve bilgiye erişimdeki kısıtlamalar nedeniyle ülkede basın özgürlüğünün giderek gerilediğini belirten Jihan Louati, medya sektörünün yeniden düzenlenmesi ve gazetecilerin ekonomik güvencelerinin sağlanması çağrısında bulundu.
Tunus- Katı yasal düzenlemeler ve giderek daralan özgürlük alanı arasında Tunus basını, son yılların en zorlu dönemlerinden birinden geçiyor. Medya kuruluşlarının karşı karşıya olduğu sorunlar artık yalnızca ekonomik sıkıntılar ve geleneksel çalışma alanlarının daralmasıyla sınırlı değil. Gazeteciler için en büyük endişe kaynağı, kamuoyunda tartışmalara yol açan 54 sayılı Kararname oldu. Dijital alanı koruma amacıyla çıkarıldığı belirtilen kararname, gazeteciler ve blog yazarlarına yönelik yasal kovuşturmaların artması nedeniyle basın özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Tunus’ta gazetecilik faaliyetlerini her zamankinden daha riskli hale getirirken, basının “dördüncü güç” olarak denetleyici rolünü nasıl sürdürebileceği sorusunu da gündeme getiriyor.
‘Koşullar giderek kötüleşiyor’
Tunus Ulusal Gazeteciler Birliği Üyesi Jihan Louati, özellikle gazeteci Ziad El Hani hakkında açılan dava ile gazeteci Mourad Zghidi ve siyasi yorumcu Borhane Bsaies’e verilen cezaların ardından medya sektöründeki koşulların giderek kötüleştiğini belirtti. Jihan Louati’ye göre bu gerileme, ifade ve basın özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle eleştirilen 54 sayılı Kararnamenin uygulanmasıyla aynı döneme denk geliyor. Kararnamenin yürürlükte kalması, bağımsız sesler üzerindeki baskının sürmesine neden olurken, gazetecileri de somut bir iyileşme olmaksızın aynı zorluklarla karşı karşıya bırakıyor.
‘Bilgiye erişim zorlaşıyor’
Jihan Louati, gazetecilerin karşı karşıya olduğu en önemli engellerden birinin bilgiye erişim mekanizmalarındaki eksiklikler olduğunu söyledi. Jihan Louati, gazetecilerin kamu kurumlarından bilgi edinme süreçlerinde ciddi zorluklarla karşılaştığını belirtti. Bu durumun büyük ölçüde kamu görevlilerinin herhangi bir açıklama yapmadan önce Başbakanlığa danışmasını zorunlu kılan 19 sayılı İç Genelge'nin uygulanmasından kaynaklandığını ifade eden Jihan Louati, mevcut hükümetin medya sektörüne yönelik kamu politikaları konusunda kamuoyuna yeterli ve düzenli bilgi vermediğini kaydetti. Jihan Louati, önceki hükümetlerin de aynı yaklaşımı sürdürdüğünü ve şeffaflık konusunda yetersiz kaldığını dile getirdi.
‘Çoğulcu bir medyayı savunuyoruz’
Tunus Ulusal Gazeteciler Birliği'nin vatandaşların bilgiye erişimini temel bir anayasal hak olarak gördüğünü vurgulayan Jihan Louati, sendikanın bu hak konusunda toplumsal farkındalığı artırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Jihan Louati, ayrımcılık ve dışlamadan uzak, tüm görüşlere yer veren özgür, bağımsız, tarafsız ve çoğulcu bir medya ortamını savunduklarını kaydetti.
Gazetecilere güvence çağrısı
Jihan Louati, Tunus Gazeteciler Ulusal Sendikası'nın son dönemde bir dizi protesto çağrısında bulunduğunu belirterek, "Bu eylemler, 1990'dan bu yana güncellenmeyen tüzüklerinin değiştirilmesini talep eden Tunus Televizyonu çalışanlarının girişimiyle başladı, ardından Tunus Radyo Kurumu'na ve Tataouine'deki bölge şubesine yayıldı. Önümüzdeki dönemde diğer bölgelere de yayılmasını bekliyoruz. Gazetecilerin onuru, ekonomik ve sosyal güvenceleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle bugün Başbakan'a ilgili yasaların acilen gözden geçirilmesi ve özellikle özel sektörde çalışan gazetecilerin karşı karşıya olduğu ağır mali koşulların ele alınması çağrısında bulunduk. Gazetecilerin ekonomik güvencesi, fiziksel güvenlikleri ve ifade özgürlükleri kadar önemlidir" dedi.
Gazetecilerin hak talebi eylemleri
Jihan Louati, son dönemde Başbakanlık binasının bulunduğu Kasbah bölgesinde Tunus Gazeteciler Ulusal Birliği öncülüğünde yoğun protestolar gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu eylemlerde öne çıkan taleplerden biri medya sektörünün yeniden düzenlenmesi ve gazetecilerin iki yıldır mahrum bırakıldığı Profesyonel Gazeteci Kartı'nın verilmesiydi. Bu kartların verilmesinden sorumlu komite, sendikanın ortaklarıyla birlikte yürüttüğü sürekli baskı ve girişimlerin ardından toplandı. Bu süreç, uzun süredir çözüm bekleyen söz konusu sorunun ilerlemesine ve çözüme kavuşturulmasına katkı sağladı" ifadelerinde bulundu.
Medya okur- yazarlığı girişimi
Jihan Louati, sendikanın çeşitli milletvekilleriyle iş birliği içinde medya sektörünün reformunu ve geliştirilmesini amaçlayan bir dizi yasa tasarısı hazırladığını belirterek, "Bu öneriler arasında en dikkat çekeni, tartışmalara konu olan 54 sayılı Kararnamenin gözden geçirilmesi ve medya okuryazarlığını güçlendirmeyi amaçlayan yasa tasarısıdır. Medya okuryazarlığını ulusal düzeyde önemli bir girişim olarak görüyoruz. Bu tasarıyla vatandaşların, özellikle de gençlerin, güvenilir ve nitelikli haberlerle dijital medya platformlarında yayılan yanıltıcı içerikleri ayırt edebilme becerisini geliştirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
‘Standartlar ortadan kalktı’
Jihan Louati, medya sektörünün düzenlenmesi açısından Bağımsız Yüksek Görsel-İşitsel İletişim Otoritesi (HAICA) ile ilgili yasa tasarısının büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu yasa tasarısının kabul edilmesi mevcut belirsizlik durumuna son verilmesi açısından acil bir ihtiyaçtır. HAICA'nın faaliyetlerinin askıya alınması, görsel ve işitsel medya içeriklerinin kalitesinde düşüşe ve mesleki standartlardan uzak yayıncılık uygulamalarının yaygınlaşmasına yol açtı. Daha önce HAICA tarafından belirlenen yayın ve reklam kuralları uygulanırken, bugün sektörde yaşanan düzensizlik nedeniyle bu standartların büyük ölçüde ortadan kalktığını görüyoruz" diye belirtti.
‘Gazetecilerin birlik olması önemli’
Tunus'ta medya sektörünün karşı karşıya bulunduğu ekonomik, sosyal ve mesleki sorunların yanı sıra özgürlükler alanındaki baskılarla mücadelede en etkili gücün gazetecilerin ortak örgütlülüğü olduğunu vurgulayan Jihan Louati, "Medyanın kamuoyunu şekillendirmedeki rolü ve sahip olduğu etik sorumluluk göz önüne alındığında, gazetecilerin birlik içinde hareket etmesi büyük önem taşıyor. Meslektaşlarımız arasındaki dayanışma ve ortak çaba, sektörün karşı karşıya olduğu krizlere kalıcı ve uygulanabilir çözümler üretmenin temel yoludur" diye ekledi.
‘Toplumu bilgilendirmek temel görev’
Jihan Louati, bölge ve Afrika için ilham kaynağı olan Tunus Devrimi'nin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ülkedeki medya ortamında ciddi bir gerileme yaşandığını belirterek, "Bu durum, geniş çaplı halk gösterilerinin azalmasında ve toplumun bu tür eylemlere ilgisinin zayıflamasında açıkça görülüyor. Ancak gazeteciliğin rolü hala büyük önem taşıyor. Araştırmaya dayalı haberler ve kapsamlı dosyalar aracılığıyla toplumsal farkındalık yaratmak ve kamuoyunu bilgilendirmek gazeteciliğin temel görevlerinden biridir" dedi.
‘Etkili çalışma yapılması zorlaşıyor’
Tunus Ulusal Gazeteciler Birliği'nin son raporunda gazetecilere yönelik yaklaşık 154 ihlalin kayda geçtiğini dile getiren Jihan Louati, "Bu sayının önceki yıllara göre düşmüş olması, özgürlük ortamında bir iyileşme olduğu anlamına gelmiyor. Bu durum daha çok medya faaliyetlerinin, seminerlerin ve saha çalışmalarının azalmasının bir sonucu. Gazetecilerin sokakta çalışma alanı daraldıkça ihlallerin görünürlüğü de azalıyor. Sonuç olarak kamusal alanın daralması, gerçek ve etkili gazetecilik faaliyetlerinin yürütülmesini de giderek zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı.