İran cezaevlerinde kriz derinleşiyor

İran’daki cezaevlerinde artan aşırı kalabalık, şiddet olayları ve insan hakları ihlalleri endişe yaratıyor. Siyasi tutsakların kötü muameleyle nakledildiği, kadın tutukluların ise ağır koşullarda tutulduğu rapor edildi.

Haber Merkezi- İran’da son dönemde cezaevi krizi derinleşti. Sert tutukluluk koşulları ve insani standartların yetersizliğini ortaya koyan raporların artması, tutsakların güvenliği ve temel haklarına saygı konusunda geniş çaplı endişelere yol açtı.

Yayımlanan raporlar, “Kızılhisar” ve “Nehavend” cezaevlerindeki koşulların son derece yetersiz ve kaygı verici olduğunu gösteriyor. Bu iki cezaevinde gerilim ve şiddetli çatışmaların artmasına yol açan sorunlar arasında aşırı kalabalık, temel hizmetlerin eksikliği ve tutsakların suç türlerine göre ayrılmaması yer alıyor.

Cezaevinde çatışma

Nehavend Cezaevi’nde, şiddet suçlarına karışmış tutuklular arasında çıkan bir kavgada bir tutuklu bıçaklanarak ağır yaralandı ve durumunun ciddiyeti nedeniyle “Hemedan” Cezaevi’ne nakledildi. Çatışmalarda sekiz kişi daha yaralanırken, kaynaklar bu gerginlikler sırasında cezaevi eşyalarının tahrip edilmesi dahil ciddi maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.

Kadın tutsakların durumu daha kötü

Raporlar ayrıca ziyaretlere getirilen sıkı kısıtlamalara, cezaevlerinin şehirlerden uzak olmasına ve yeterli sağlık ile sosyal imkanların bulunmamasına dikkat çekiyor. Bu koşullar ailelerin tutsaklarla iletişimini zorlaştırırken kaygıları da artırıyor. Kadın tutsakların durumu ise “son derece kötü” olarak tanımlanıyor; kadınlar asgari hijyen koşullarından yoksun, sınırlı sağlık hizmetine erişimi olan, kalabalık ve güvensiz ortamlarda tutuluyor ve fiziksel ile psikolojik zarara daha açık hale geliyor.

Evin Cezaevi’nden nakil

Evin Cezaevi’nin 7. koğuşundan yedi siyasi tutsak, ani bir kararla Kızılhisar Cezaevi’nin 3 numaralı birimindeki hücrelere nakledildi. Bu süreçte aşağılayıcı ve şiddet içeren muamele uygulandığı belirtiliyor. Bilgilere göre bu birim, sert koşulları ve tutsakların hayatını tehdit eden ağır baskılarıyla biliniyor. Aynı kapsamda Fashafuyeh Cezaevi’nden de üç tutsak Kızılhisar’a sevk edildi.

Tutsaklara işkence yapıldı

Raporlara göre, tutsaklar nakil öncesinde kelepçelenip gözleri bağlanarak saçları tıraş edildi. Ayrıca su hortumlarıyla darp edildikleri ve yaralandıkları ifade ediliyor. Bu ani nakiller ve tutsakların önceki çevreleriyle iletişimin kesilmesi, sağlık durumları ve güvenlikleri konusundaki endişeleri artırdı. Bu bağlamda hak savunucuları oluşturulacak bağımsız heyetlerin söz konusu cezaevlerini derhal ziyaret etmesi çağrısında bulundu.

Yargı kararları hızla veriliyor ve uygulanıyor

Öte yandan yargılamalar sırasında kararların hızla alınması uygulanması insan hakları savunucuları arasında geniş endişe yarattı. Hak savunucularına göre bu yaklaşım, savunma hakkının göz ardı edilmesi, avukata erişimin kısıtlanması ve itiraz ile temyiz hakkının zayıflatılması anlamına geliyor; özellikle ciddi davalarda adaletsiz kararların verilmesine ve uygulanmasına yol açabilir.

İnsan hakları savunucuları bu politikaları kınayarak, kararların hızlandırılmasının verimlilik göstergesi değil, yargı sisteminin toplumu baskı altına almak ve korku yaymak için kullanıldığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca adil yargılanma süreçlerinin zayıflatılmasının telafisi mümkün olmayan yargı hatalarına ve yaygın insan hakları ihlallerine kapı aralayacağı uyarısında bulundular.