Gazeteci Bahra Hama Raş: Büyük güçler arasındaki savaşın bedelini Kürtler ödüyor
Hewlêr’de gazeteci Bahra Hama Raş, bölgede süren çatışmaların büyük güçler tarafından yürütüldüğünü, buna rağmen en ağır bedeli Kürt halkının ödediğini belirterek, temel insan hakkı olan korunma hakkının sağlanması gerektiğini söyledi.
HÊLÎN AHMED
Silêmanî - Savaş ve çatışmaların yol açtığı yıkım, katliamlar ve zorunlu göçlerle birlikte bölgeyi derinden etkilemeye devam ediyor. İran Devrim Muhafızları ile Irak’taki bağlantılı silahlı gruplar; ABD konsoloslukları ve askeri karargahların yanı sıra, Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt partilerine ait kamp ve karargahlar, Federal Kürdistan Bölgesel Hükümeti’ne bağlı Peşmerge Bakanlığı karargahı, petrol sahaları ve iletişim altyapılarını hedef alan saldırılar düzenledi.
39 günde 687 saldırı
Son 39 gün içinde Irak Kürdistan Bölgesi’nde toplam 687 insansız hava aracı ve füze saldırısı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 184’ü İran Devrim Muhafızları tarafından yapılırken, Irak’taki bağlantılı gruplar tarafından 295 saldırı yapıldı. Saldırıların büyük çoğunluğu 546 saldırıyla Hewlêr vilayetinde gerçekleşti. Bunu 113 saldırıyla Silêmanî vilayeti, 25 saldırıyla Dihok vilayeti ve yalnızca 3 saldırıyla Halepçe vilayeti takip etti.
İran Devrim Muhafızları ve müttefik gruplar, saldırılarında ABD üslerini, istihbarat noktalarını ve silahlı grupları hedef aldıklarını iddia etse de, CPT’nin Irak Kürdistan ekibine göre bu saldırıların önemli bir kısmı doğrudan sivil ve diplomatik noktaları da kapsıyor. Federal Kürdistan Bölgesi’nin ABD, İran ve İsrail ile doğrudan bir savaşı bulunmamasına rağmen, bölgedeki ABD konsoloslukları ve askeri karargahlar 181 kez hedef alındı. Bu saldırılar, toplamın yüzde 38,19’unu oluşturdu.
Saldırıların yüzde 36,29’una denk gelen 172 saldırı ise özellikle Hewlêr ve Dihok vilayetlerinde yoğunlaştı. Bu bölgelerdeki saldırıların çoğu Irak’taki milis gruplar ve İran’a bağlı unsurlar tarafından gerçekleştirilirken, Silêmanî vilayetindeki saldırıların büyük bölümü de İran müttefikleri tarafından yapıldı. Doğrudan İran Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen saldırıların yanı sıra, dolaylı olarak etkilenen kişiler arasında yaralananlar da oldu.
Yaşamını yitirenler arasında 7 Peşmerge, Hewlêr Havalimanı’nda görevli bir güvenlik personeli ile Rojhilat Kürdistan partilerine bağlı 7 Peşmerge bulunuyor. Kayıpların ikisi Hewlêr’de, üçü Silêmanî vilayetinde, diğer ikisi ise Ninova Ovası’ndaki Beşir’de oldu. Can kayıplarının yanı sıra saldırılarda en az sivillere ait 50 ev ile 35’ten fazla sivil araç hasar gördü. Kürtler ise bu çatışmalarda doğrudan taraf olmamalarına rağmen, büyük güçler arasındaki gerilimin mağduru oluyor.
‘Büyük zararı Kürtler görüyor’
Hewlêr’de gazeteci ve sosyolog Bahra Hama Raş, ajansımıza yaptığı açıklamada, yürütülen savaşın büyük güçler arasında gerçekleştiğini, ancak en büyük zararı Kürt halkının gördüğünü belirtti. Hewlêr’de hem sivillerin hem de Peşmergelerin hayatını kaybettiğini ifade eden Bahra Hama Raş, güçlü ülkeler arasında ateşkesin sağlanamamasının sivilleri doğrudan hedef haline getirdiğini ifade ederek, Kürtlerin çatışmalarda herhangi bir kışkırtıcı rolü bulunmamasına rağmen sürekli hedef alındığını kaydetti.
‘İdamlar sürüyor’
Eğitim kurumlarına yönelik saldırılar düzenlendiğini, “karargâh” iddiasıyla çok sayıda sivillere ait evlerin hedef alındığına dikkat çeken Bahra Hama Raş, bu saldırılarda sivillerin yaşamını yitirdiğini aktardı. Federal Kürdistan’ın diğer bölgelerinde de durumun istikrarsız olduğunu dile getiren Bahra Hama Raş, Rojhilat Kürdistan’da da insansız hava aracı saldırılarının yanı sıra İran yönetiminin Kürt gençleri ve kadın aktivistlere yönelik idamlarının sürdürdüğünü ekledi. Savaş süresince Kürtlerin haklarının korunmadığının altını çizen Bahra Hama Raş, saldırıların özellikle çocuklar ve öğrenciler üzerinde ağır psikolojik etkiler bıraktığını da sözlerine ekledi.
‘Korunma hakkı temel bir insan hakkıdır ve sağlanması gerekmektedir’
Bahra Hama Raş, sözlerinin sonunda şöyle konuştu:
“Savaş, Federal Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin kapasitesinin çok üzerindeydi. Yetkililer saldırıları medya aracılığıyla kınadı, ancak bu savaş büyük güçler tarafından yürütüldü. ABD, sahip olduğu savunma sistemi sayesinde bölgenin korunmasında rol oynadı. Saldırılar doğrudan Federal Kürdistan Bölgesi’ni hedef aldı. Bu süreçte vatandaşlar, Hewlêr başta olmak üzere tüm şehirlerde yaşanan ağır ekonomik koşullar nedeniyle sığınacak yer bulmakta zorlandı. İnsanların korunma hakkı temel bir insan hakkıdır ve bu hakkın sağlanması gerekmektedir.”
Ortadoğu’ya ilişkin değerlendirme ve öneriler özellikle Irak bağlamında gerçeği yansıtmıyor. Bölgede işgalci güçlerin etkisi sürüyor ve yürütülen müzakerelere rağmen önemli bir kazanım ya da ateşkes sağlanmış değil. Kitle imha silahları ve nükleer silahların varlığı, bölgedeki çatışmaları daha tehlikeli hale getiriyor. Kürt halkı bu konuda ağır bir tecrübeye sahip, geçmişte Enfal ve soykırım gibi büyük trajediler yaşadı.