Colemêrgli kadınlar dağlarda şifalı otlar topluyor

Dağlarla çevrili olan Colemêrg’de karların erimesiyle otların toplanmasına geçiliyor. Yüksek kesimlerden toplanan pancar, mendê, siyabo gibi otlar zahmetli bir mesainin ardından bir ailenin geçim kaynağı oluyor.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Colemêrg - Yüksek kesimlerde yetişen pancar, mende ve siyabo gibi otlar Kürdistan’da kadınlar tarafından toplanarak çeşitli yemeklerde ya da otlu peynir yapımında kullanılıyor. Kadınlar yöresel yemeklere lezzet katan bu bitkilerin aynı zamanda “şifalı” olduğunu belirtiyor.

Her yıl Nisan ayında toplanmaya başlanan bu bitkiler bu yıl kışın uzaması ve karların geç erimesinin de etkisiyle Haziran ayında toplanmaya başlandı.

Dağlardaki hazine

Geçimini dağlardan topladığı otlarla sağlayan 7 çocuk annesi Hazal Akın’ın (45) mesaisi günün ilk ışıklarıyla başlıyor. Hazal pancar toplamaya çocuklarıyla birlikte gidiyor.

Bugün Hazal Akın’ın ot toplamasına biz de dahil olduk.

Sabah 05:00’da evden çıkarak, Gulort Dağı’na doğru araçla yola koyuluyoruz. Ancak belli bir noktaya kadar araçla gidiliyor. Mesai uzun süreceği için yanlarında getirdikleri yiyecek ve suları sırtlanıp yola yaya olarak devam ediyorlar.

Ot toplama mesaisi başlamadan önce bir noktada toplanıp ateş yakılıyor, bu ateş üzerinde yapılan çaylar yudumlandıktan sonra ayrı yönlere dağılarak otlar toplanmaya başlıyor.

Sırtlarında bir torba, ellerinde bıçakla dağı karış karış adımlayarak saatlerce ulaşabildikleri her noktadan bulabildiklerini topluyorlar. Toplanan otlar pancar, mende ve siyabo. Kadınlar bu otların hem vitamin deposu hem de şifalı olduklarını düşünüyorlar.

Sırtlarındaki torba dolunca hem mola vermek hem de topladıklarını daha büyük bir torbaya aktarmak için çay demledikleri noktaya geri dönüyorlar. Bir ay boyunca her gün sabah 05:00’dan 15:30’a kadar aynı rutin devam ediyor. Sipariş üzerine satış yapan Hazal Akın ve ailesi pancarın kilosunu 130 liraya mendênin kilosunu ise 200 liradan sattıklarını belirtiyor. Hazal Akın, “Emeğimizin karşılığını alamıyoruz ama bizim de işimiz bu” diyor.

Geçim kaynakları topraktan

Hazal Akın, aslen Güney Kürdistanlı. Ancak uzun yıllar önce ailesiyle birlikte Colemêrg’e göç ediyorlar. 15 yaşında evlendirilen Hazal Akın, eşi çobanlık yaptığı için Gever’in (Yüksekova) birçok köyünü gezdiğini söylüyor. Hazal Akın, “Gever’e geldikten sonra pancar toplamaya başladım. Yaklaşık 20 yıldır pancar toplamaya gidiyorum. Geçimimi bunlarla sağlıyorum. Hem satıyor hem kendim kullanıyorum ama bazen bana kalmıyor bile” şeklinde konuşuyor. 

Hazal Akın, önceki yıllarda Haziran ayına kalmadan pancar işinin bittiğini fakat bu yıl yağışların uzun sürmesi nedeniyle toplamaya geç başladıklarını ve bu yıl daha verimli olduğunu vurguluyor. Hazal Akın sözlerine şöyle devam ediyor: “Çektiğimiz zahmete değmiyor ama idare ediyoruz. Çarşıda pazarda kilosunu 200 liraya satıyorlar. Biz sipariş üzerine topluyor, satıyoruz. Pancar yetişen bütün dağlara gitmeye çalışıyoruz. Otları sökmek için bıçak kullanıyoruz kökünden koparmak olmaz yazık, günah.”

Hazal Akın, ot toplama mesaisini gün batarken bitiriyor, daha sonra otları ayırıp, tartıyor ve sipariş sahiplerine haber veriyor.