NADA’dan Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi’nin kapatılmasına tepki
Orta Doğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA, Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi’nin kapatılmasını demokratik gerileme olarak değerlendirdi.
Haber Merkezi - Tunus’ta yetkililerin köklü insan hakları örgütlerinden Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi’ni kapatma kararı, sivil toplum alanına yönelik baskı ve özgürlüklerin daraltıldığı yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Tunus’ta insan hakları alanında yaşanan gelişmeler tartışılmaya devam ederken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA), yayımladığı yazılı açıklamayla söz konusu kararı kınadı. Açıklamada, Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi’nin onlarca yıl boyunca özgür bir sivil ses ve temel hakların savunucusu olduğu vurgulandı.
Koalisyon, derneğin kapatılmasının yalnızca bir kurumu hedef almadığını, aynı zamanda 2011 devrimi sonrasında Tunus’un “örnek” olarak gösterilen demokratik sürecinde ciddi bir gerilemeye işaret ettiğini belirtti. Açıklamada, özellikle sivil toplum ve kadın hareketleri açısından Tunus deneyiminin bölge için önemli bir model oluşturduğu hatırlatıldı.
‘Sivil toplumun zayıflatılması hedefleniyor’
NADA’nın açıklamasında, Tunus’un güçlü sivil toplum yapısı ve örgütlü kadın hareketiyle bölgede umut kaynağı olduğu ifade edilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:
“Tunus deneyimi, örgütlü toplumun ve kadınların daha adil ve eşitlikçi bir gelecek kurabileceğini gösterdi. Demokrasi yalnızca bir slogan değil; sendikalar, dernekler ve insan hakları örgütleri aracılığıyla günlük yaşamda somutlaşan bir pratiktir.”
Açıklamada, derneğin kapatılmasının yalnızca bir hak savunucusunun susturulması anlamına gelmediği, aynı zamanda tüm sivil toplumun zayıflatılması ve demokratik aktörlerin dışlanması anlamına geldiği kaydedildi.
‘Kadınların kazanımları tehdit altında’
Koalisyon, alınan kararın kadın örgütleri ve sivil yapılar açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek, bunun Tunus’un yıllar içinde elde ettiği demokratik kazanımları tehdit ettiğini vurguladı.
Açıklamada, “Bugün yaşananlar bizi derinden endişelendiriyor. Bu gelişmeler, Tunus’un bölgedeki feminist ve hak mücadelelerine ilham veren deneyimini hedef alıyor” denildi.
‘Devlet-toplum ilişkisi zedeleniyor’
NADA, insan hakları, kadın ve sendikal örgütlerin zayıflatılmasının yalnızca bireysel özgürlükleri değil, devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi de olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklamada, bu durumun barışçıl mücadele yöntemlerini zayıflatabileceği uyarısında bulunuldu.
“Güçlü devlet, sivil toplumunu dışlayan değil, onu dinleyen ve kapsayan devlettir” ifadeleri kullanıldı.
Yetkililere çağrı
Koalisyon, Tunus makamlarına demokratik sürece geri dönme, uluslararası insan hakları yükümlülüklerine bağlı kalma ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alma çağrısında bulundu.
Ayrıca Tunus toplumuna da seslenilen açıklamada, kadınların ve sivil toplumun güçlendirilmesinin ikincil bir tercih değil, adil ve dirençli bir devletin inşası için temel bir koşul olduğu vurgulandı.
NADA, açıklamasının sonunda Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi ile özgürlük, eşitlik ve sosyal adalet mücadelesini sürdüren tüm aktivistlerle dayanışma içinde olduğunu duyurdu.