Savaş sonrası ailelerini geçindirmek zorunda kalan çocukların emeği sömürülüyor

Savaş politikaları ile ucuz iş gücü haline gelen çocukların emekleri sömürülüyor. Halep’te yaşayan 17 yaşındaki Nur Haddad da ailesine bakmak için çalışmak zorunda olduğunu ama azmederek, eğitimine de devam ettiğini anlattı.

GUFRAN AL-HABIS

Halep – Savaş ve yerinden edilme en çok kadın ve çocukları etkiliyor. Çocuklar, savaşın yarattığı yıkım, ekonomik kriz karşısında yaşlarından büyük sorumluluklar alıyor. Savaş sonrası birçok çocuk ucuz iş gücü olarak çalıştırılarak, emekleri sömürüldü. Tarımdan inşaata, madencilikten çeşitli hizmetlere kadar farklı ağır iş kollarında çalışan çocuklar emeklerinin sömürülmesinin yanında psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddete, tacize ve tecavüze maruz bırakılıyor. Çocukların yaşadığı hak ihlalleri en acil müdahale edilmesi gereken konuların başında geliyor.

‘Ağır ve tehlikeli ama bu işe ihtiyacımız var’

Halep’te yaşayan ve oğlunun geçimlerini sağladığını belirten Meryem Şalal, “2019 yılındaki savaş sırasında eşimi kaybettim ve 14 yaşındaki çocuğum Hasan dışında geçimimi sağlayacak kimsem yoktu. Geçimimi sağlamama yardımcı olması için oğlumu çalışmaya göndermeye karar verdim” sözleri ile Hasan’ı nasıl çalışmaya gönderdiğini anlatıyor. Motosiklet bakım atölyesinde çalışan Hasan’ın erken saatlerde atölyeye gittiğini söyleyen Meryem Şalal, uzun saatler alan işin sonunda Hasan’ın fiziksel olarak yorgun eve döndüğünü, onun için ağır ve tehlikeli olan bu işe ihtiyaçları olduğunu ifade ediyor.

Çocukların okula döneceği koşulların oluşacağı umudunu taşıyor

Meryem Şalal, Hasan’ın okula döneceği koşulların oluşmasını umduğunu kaydederek, “Çocuk işçiliği çatışmalardan etkilenen bölgelerdeki pek çok çocuk için acı verici bir gerçektir çünkü zor koşullar onları yaşlarının ötesinde sorumluluklar üstlenmeye zorlamaktadır” dedi.

Hem çalışıyor hem okuyor

Halep’te yaşayan 17 yaşındaki Nur Haddad da sabahın erken saatlerinde uyanıyor, içinde ekmek ve su bulunan küçük bir sepeti alarak ve sıcak güneşin altında uzun saatler boyunca mahsul toplamak için çalıştığı tarlalara gidiyor. “Güçlü bir ruh ve sarsılmaz bir iradeyle büyük bir sorumluluğu üstlendim” diyen Nur Haddad, konuşmasına şöyle devam etti:

“Köyümdeki küçük kütüphaneden eski kitapları ödünç alıyorum boş zamanımda ders çalışıyorum aynı zamanda okuma-yazmayı öğreniyor ve bilgimi genişletmek için her fırsattan yararlanıyordum. Bir gün sahada çalışırken, bir insani yardım kuruluşundan gönüllü bir öğretmen, çabalarımı ve bilimi sevme konusundaki kararlılığımı fark etti ve bana yardım etmeye, beni eğitmeye ve aileme yiyecek yardımı sağlamaya karar verdi. Desteği sayesinde çalışma saatlerimi azaltıp okula kısmen dönebildim.”

Kendisi de öğretmen olup diğer çocuklara yardım etmeyi arzuluyor

Karşılaştığı zorluklara rağmen sabahları derslere gittiğini, öğleden sonraları ise tarlada çalıştığını, azmi ve ısrarı sayesinde başarıyı yakaladığını ve köyüne örnek olduğunu anlattı. Deneyim aynı zamanda bölgedeki birçok çocuğa ve aileye ilham kaynağı oldu ve onlara eğitim ve çalışmanın en zor koşullarda bile umudun kapılarını açabildiğini gösterdi. Gönüllü öğretmenin ona yardım ettiği gibi gelecekte de öğretmen olmayı, diğer çocukların hayallerini gerçekleştirmeyi arzuluyor Nur Haddad.

Çocukların korunmasını sağlamak, büyümeleri ve eğitimleri için güvenli ve uygun bir ortam sağlamak amacıyla uluslararası toplumun, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak ve etkili çabalarını gerektirmektedir.