Amed’in suyu risk altında: DİSKİ dava açmadı
Pîran’da maden sahasının 50 kat büyütülmesi planlanırken, Dicle Nehri’ni besleyen su kaynakları ve içme suyu havzaları risk altına girdi. Köylüler ve ekoloji örgütleri yargıya başvururken, DİSKİ’nin hukuki sürece müdahil olmaması tepki çekiyor.
Ekin Stêrk
Amed – Pîran’ın (Dicle) Pîrejman (Kurşunlu) ve Heredan (Kırkpınar) köylerinde faaliyet yürüten Ölmez Madencilik’in maden sahasını yaklaşık 50 kat büyütme planı, bölgede yaşayanların su kaynakları, yaşam alanları ve sağlıkları açısından ciddi endişelere yol açıyor. Projenin etkileyeceği su havzaları arasında Dicle Nehri ve kentin içme suyu kaynakları da bulunurken, söz konusu alanlara ilişkin DİSKİ’nin herhangi bir dava açmadığı öğrenildi.
İktidara yakınlığıyla bilinen şirketlerin Kürdistan’daki doğa talanı girişimleri sürüyor. Amed’in Pîran ilçesine bağlı Pîrejman ve Heredan köylerinde 2012 yılından bu yana faaliyet gösteren Ölmez Madencilik’in kapasite artırımı projesine yönelik tepkiler her geçen gün büyüyor. Mevcut durumda 24.94 hektarlık alanda yürütülen madencilik faaliyetinin, hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuyla 532.77 hektara çıkarılması planlanıyor.
Projeyle birlikte maden sahasının yaklaşık 50 kat genişletilmesi öngörülüyor. Bu genişleme, köy yerleşimlerini, içme suyu kaynaklarını ve bölgenin en önemli su havzalarını doğrudan etkileyecek.

Su havzaları risk altında
Proje sahası, Fırat-Dicle havzalarının kesişim noktasında bulunuyor. Kapasite artırımıyla birlikte köy evleri, içme suyu kaynakları, çeşmeler ve bölgenin stratejik su rezervleri arasında yer alan Dicle Nehri, Dibni ve Kralkızı barajlarının koruma alanları maden sahasının etki alanına giriyor.
Özellikle Heredan köyünde bulunan ve DİSKİ’ye bağlı dere yataklarının da projeden etkilenmesi bekleniyor. Köylülerden edinilen bilgilere göre Minegeg Deresi, Mîrekan bölgesinden geçerek Dicle Nehri’ne ulaşıyor. DİSKİ tarafından su havzası olarak değerlendirilen yaklaşık 250 hektarlık alanın da ÇED raporuna dahil edildiği belirtiliyor. Ayrıca Kayaş mezrası ile Heredan’daki su kaynaklarının Dicle Nehri’ne karıştığı ifade ediliyor.
Söz konusu barajlar yalnızca çevre köylerin değil, Amed kent merkezinin de içme suyu ihtiyacını karşılayan stratejik kaynaklar arasında yer alıyor. Köylüler, maden faaliyetlerinin genişlemesi halinde su kaynaklarının kirlenme ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor.
DİSKİ hukuki sürece dahil olmadı
Geçtiğimiz günlerde bölgede incelemelerde bulunan Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) ekiplerinin keşif çalışması yaptığı öğrenildi. Köylüler ise DİSKİ’nin, alanın içme suyu havzası olduğunu dikkate alarak hukuki sürece müdahil olması durumunda projenin iptal edilebileceğini ifade ediyor.
Ancak bölgedeki su havzalarına yönelik risklere rağmen DİSKİ’nin, projenin ruhsatının iptali için herhangi bir dava açmadığı öğrenildi.
Öte yandan Pîrejman’daki maden sahasından çıkan molozların dere yatağına döküldüğü, şirketin bu nedenle idari para cezası aldığı da belirtildi.
Yüz binlerce ton atık ve yoğun dinamit kullanımı
Proje kapsamında üretim kapasitesinin altı kat artırılarak yılda 5 milyon ton cevher çıkarılması hedefleniyor. ÇED raporuna göre yılda yaklaşık 649 nakliye seferi gerçekleştirilecek, 2.5 milyon litre motorin tüketilecek ve 600 bin ton pasa (madencilik atığı) oluşacak.
Raporda ayrıca sahada yüz binlerce kilogram patlayıcı kullanılmasının planlandığı kaydediliyor.
On binlerce ağaç kesilecek
ÇED raporuna göre proje kapsamında 20 binden fazla ağacın kesilmesi ve geniş bir ormanlık alanın tahrip edilmesi öngörülüyor. Bu durum, bölgede yaşayan yüzlerce canlı türünün yaşam alanlarını da doğrudan tehdit ediyor.

Kanser vakalarında artış
Projenin yaratacağı riskler yalnızca doğayla sınırlı değil. Köylüler, yıllardır başta kurşun olmak üzere çeşitli ağır metallere maruz kaldıklarını belirterek bölgede kanser vakalarının ve halk arasında “çermik hastalığı” olarak bilinen sağlık sorunlarının ciddi biçimde arttığını ifade ediyor.
Köylülerin aktardığına göre son yıllarda çok sayıda kişi kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Bölge sakinleri, yaşanan sağlık sorunlarının nedenlerinin ortaya çıkarılması için kapsamlı ve bağımsız araştırmalar yapılmasını talep ediyor.
ÇED kararına karşı dava açıldı
Diyarbakır Barosu, Ekoloji Derneği ve bölge köylüleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Diyarbakır İdare Mahkemesi’nde dava açtı.
Köylüler, yaşam alanlarını, su kaynaklarını ve doğayı korumak için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, ilgili kurumları projeye karşı sorumluluk almaya çağırdı.