Rojava’da Kürtçe: Yasaklardan okullara uzanan mücadele (2)
Rojava'da kurulan üniversite ve yüksekokullar, yalnızca öğretmen yetiştirmiyor; Kürtçenin eğitim dili olarak güçlenmesi, kültürel kimliğin korunması ve anadilde eğitimin kurumsallaşmasında da önemli bir rol üstleniyor.
SARA EGÎD
Haber Merkezi- Üniversite ve yüksekokulların toplumların ilerlemesine önemli katkıları olmaktadır. Bunlar bilginin yayılması ve daha iyi bir gelecek inşa edebilecek bireylerin hazırlanmasında önemli bir rol oynar. Rolleri sadece eğitimle sınırlı değildir; aynı zamanda halkların kültürel ve dilsel kimliğinin korunması ve geliştirilmesine de uzanır.
Bu çerçevede, üniversiteler ve yüksekokulların Kürtçe’nin desteklenmesi ve geliştirilmesindeki önemi özellikle bu dilin ulusal kimliğin ayrılmaz bir parçası olduğu bölgelerde, örneğin Rojava Kürdistanı’nda çok büyüktür. Kürtçe’nin eğitim programlarına entegre edilmesi ve dil üzerine bilimsel araştırmaların teşvik edilmesiyle bu kurumlar, dilin yok olmaktan korunmasına katkıda bulunur ve onun bilimsel ve kültürel bir dil olarak konumunu güçlendirir.

Hesekê
Cizîrê Kantonu’nda öğretmenleri yetiştirmek için 2 yüksekokul bulunmaktadır. Bu yüksekokullar Rojava Kürdistanı’nda Hesekê ve Qamişlo şehirlerinde 2021 yılında kurulmuştur. Yüksekokullarda eğitim Kürtçe ve Arapça olarak verilmektedir. Ayrıca Sanat Yüksekokulu ve Süryanice’ye özel Olof Tau Yüksekokulu da mevcuttur.
Hesekê’deki öğretmen yüksekokulu yöneticileri Jînda Ehmê ve Qamişlo’daki öğretmen Heyat Ebbas, yüksekokulun önemi ve bölgedeki yüksekokulların kuruluşu hakkında ajansımıza açıklamalarda bulundu.
‘Sürekli mücadelenin sonucunda yüksekokullar kuruldu’

Öğretmen Jînda Ehmê, Kürtçe eğitim sürecinin evlerde başladığını ve Kürt kurumlarının kurulmasıyla devam ettiğini belirtti. Jînda, Kürtçe öğretiminde farklı seviyelerde okulların ve yüksekokulların önemli rol oynadığını ifade ederek şöyle devam etti: “Yüksekokul 2021 yılında kuruldu. İki ana dil sunuyor: Kürtçe ve Arapça. Eğitim ve öğretim alanındaki gelişme, ayrıca büyük öğrenci sayısı, bölgenin deneyimli öğretmenlere olan ihtiyacını ortaya çıkardı; bu nedenle yüksekokul kuruldu.”
‘Öğrencilerin başarısı sınav, yıl sonu değerlendirmesi ve performanslarına göre belirleniyor’
Jînda Ehmê yüksekokulun sistemini detaylıca anlattı ve şöyle dedi: “Yüksekokul içinde birçok bölüm var: Kürt Dili, Matematik, Fen Bilimleri, Anaokulu, İngilizce, Resim, Müzik ve Beden Eğitimi gibi. Öğrenciler hazırlık aşamasını tamamladıktan sonra notlarına göre yüksekokula kabul ediliyor ve isteklerine göre bölümleri seçiyor. Notları iyi olan bazı öğrenciler kültür, sanat ve Kürt dilini korumak için Müzik Bölümü’nü tercih ediyor. Öğrenciler yüksekokulda iki yıl okuyor, mezun olduktan sonra okullara yerleştiriliyor. Kürt öğrenciler ana dilinde eğitim görüyor ve yanında Arapça ve İngilizce dersleri alıyor. Şimdiye kadar yüksekokuldan 3 dönem mezun verildi.”
‘Kürtçe devrimi annelerimizin öncülüğünde başladı’
Jînda, annelerin dilin geliştirilmesi ve korunmasındaki rolünü şöyle anlattı:
“Annelerimizin dil için verdiği mücadele çok değerlidir. Kürtçe devrimi annelerin ve kadınların öncülüğünde ilerledi ve büyük adımlar attı. Kürt dilinin canlandırılması ve korunması tüm kadınlar için ahlaki bir görevdir. Kürtçe eğitim vermeye devam etmek, kültürel ve tarihsel zenginliğe sahip bilinçli bir nesil yetiştirmek için çok önemlidir ve gelecek nesillere sahip çıkmaktır.”
‘Tarih boyunca Kürtçeye karşı inkar politikası devam etti’
Jînda Ehmê, Baas rejiminin okullarda ve kurumlarda Kürtçeye yer vermediğini vurgulayarak şöyle devam etti:
“Kürtçe tarih boyunca bugüne kadar inkâr politikasına maruz kaldı ve kalmaya devam ediyor. Baskı ve Kürtçe yasağına rağmen anneler dillerini korudu. Rojava Kürdistanı Devrimi başladığında, dil devrimi de annelerin ve temel adımları atan öğretmenlerin öncülüğünde ilerledi ve eğitim-öğretim alanına kadar ulaştı. Baas rejimi Kürtçe’yi resmi bir dil olarak kabul etmedi ve gelişmesine izin vermedi. Rejim yıkıldığında değişim ve yenilik olacağını umuyorduk; ancak Suriye hükümetinin gelmesiyle hiçbir değişiklik görmedik; aksine Baas rejimi farklı bir isimle geri döndü.”
‘Kürtçenin kabul edilmemesi, Kürt halkının varlığının kabul edilmemesidir’
Jînda Ehmê, Kürt halkının kimliğine ve varlığına sahip çıkılması çağrısında bulunarak konuşmasını şöyle tamamladı: “Biz Kürtçe öğretmenleri olarak dilimizin inkarını kabul etmiyoruz, öğrencilerimiz de kabul etmiyor. Dilini öğrenmiş, tarihini ve medeniyetini tanımış bir nesil, varlığının inkarını kabul etmeyecektir. Suriye bölgesinde birçok bileşen vardır ve Kürtçenin reddedilmesi, Suriye’nin inşasında önemli ve tarihi rol oynamış yerli Kürt halkının reddedilmesi anlamına gelir. Kürtçenin kabul edilmemesi, bizzat Kürt halkının kabul edilmemesidir.”
‘Rojava Kürdistanı’nda yüksekokullar zorunlu bir ihtiyaçtır’

Öte yandan Qamişlo şehrindeki Öğretmen Hazırlık Yüksekokulu Yönetimi Heyat Ebbas, öğrenci talebinin çok fazla olduğunu ve sayının yaklaşık 700’e ulaştığını belirterek, bu nedenle yüksekokulların iki şehirde açıldığını ve yönetmeliğinin hazırlandığını ifade etti. Heyat Ebbas şöyle devam etti: “2021 yılında yaklaşık 700 öğrenci vardı; bunlardan 400’ünü Qamişlo yüksekokuluna, 300’ünü ise Hesekê yüksekokuluna kaydettik. Yüksekokullar ihtiyaca göre açıldı. Öğretmen sayısının az olduğu veya açık pozisyonların bulunduğu yerleri bu yüksekokul aracılığıyla tamamlamaya çalıştık. Diğer kasabalardan gelen öğrenciler de Qamişlo yüksekokuluna katıldı.”
Heyat Ebbas, bölgenin en çok Fen Bilimleri ve Matematik bölümü öğretmenlerine ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle bu bölümlerin açıldığını belirtti. Heyat Ebbas şöyle konuştu: “İkinci yılda 250 öğrenci daha katıldı. Ayrıca başka bir bölüm daha eklendi: Anaokulu Bölümü. Çünkü birçok anaokulu vardı ve bu okulların uzman öğretmenlere ihtiyacı bulunuyordu. Sistemimizde çeşitlilik var. Kürt öğrenciler için Kürtçe, Arap bileşeninden gelen öğrenciler için ise Arapça olarak açıldı.”
Savaş bölgelerinden gelen öğrencilere de destek verildi
Heyat Ebbas, savaş ve göç şartları nedeniyle Efrîn ve Şehba’dan göç etmek zorunda kalan öğrenciler için de sınıf öğretmenliği bölümünün açıldığını hatırlatarak şöyle devam etti:
“Şehba’daki yüksekokullarda birinci yılı okumuş ve ikinci yıla devam etmek isteyen öğrenciler için istisna olarak sınıf öğretmenliği bölümünü açtık.”
Heyat Ebbas, son 5 yılda 3 grubun mezun olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Mezun olan bu 3 grup okullarımıza yerleştirildi ve okullarımız da bu öğretmenlerden büyük fayda görüyor. Öğrencileri özellikle materyal açısından güçlendiriyoruz. Özellikle tarih açısından, kendi tarihlerini yakından tanımaları için… Böylece öğretmenler her yönüyle donanımlı olsun.”
Kobanê Üniversitesi
Rojava Üniversitesi ve Kobanê Üniversitesi eşbaşkanları, üniversitelerin kurulmasının önemi konusunda ajansımıza konuştu ve ihtiyaçlar nedeniyle her iki üniversitenin de kurulduğunu belirtti.

Kobanê Üniversitesi Eşbaşkanı Xezne Îbrahîm, üniversitenin 2017 yılında kurulduğunu belirterek şöyle devam etti:
“İki bölüm ve 35 öğrenciyle başladık. Başlangıçta Kürtçe ve Arapça Edebiyatı Bölümü açıldı, ardından bölgenin ihtiyaçlarına göre bölümleri genişlettik. Fakültelerimiz de arttı. İçinde 5 bölüm bulunan Eğitim Bilimleri Yüksekokulu açıldı. İki buçuk yıl sürdü, toplam 5 dönem oldu. Bu yüksekokulda Coğrafya, Matematik, Biyoloji, İngilizce ve Sınıf Öğretmenliği bölümleri var. Ayrıca Edebiyat Fakültesi var; içinde Kürtçe, Arapça ve İngilizce Edebiyatı bölümleri bulunuyor. Eğitim fakültesinde ise Sınıf Öğretmenliği ve Anaokulu bölümleri yer alıyor. Bunların dışında birçok fakülte daha var ve her biri çeşitli bölümleri bünyesinde barındırıyor.”
Xezne Îbrahîm, Kobanê Üniversitesi’nden şu ana kadar 4 grubun mezun olduğunu belirtti ve son grupta 600 öğrencinin mezun olduğunu vurguladı. Xezne Îbrahîm, Kürt halkı için ana dilinde eğitim görmenin bir rüya olduğunu ifade ederek şöyle dedi: “Kürt halkı olarak kendi kültürümüzü, dilimizi ve felsefemizi eğitim yoluyla görmemiz ve bununla hayatımızı sürdürmemiz bizim için bir rüya ve hayaldi. Kobanê Üniversitesi bu imkanı yarattı ve Kobanêli öğrencilerimiz de bu imkanı hak ediyor. Zor şartlara rağmen eğitimlerine devam ettiler ve diplomalarını aldılar.”
Kobanê’li öğrenciler için yüksek öğrenim çok büyük bir fırsat
Savaş, siyasi, güvenlik ve ekonomik şartlar nedeniyle Kobanê Üniversitesi içinde yüksek lisans bölümlerinin açılması kararı alındı. Öğrenci kayıt şartları belirlendi, buna rağmen yaklaşık 2 bin kişi kayıt yaptırdı. Çoğunluğu Hukuk Fakültesi’ni tercih etti ve sayı yaklaşık 650 öğrenciye ulaştı. Eğitim sistemi şöyle işliyor: Dersler öğrenciler için kaydediliyor ve gönderiliyor. Sadece sınav dönemlerinde üniversiteye gidiyorlar. Staj ve görüşmeleri ise daha sonra kendi danışmanlarıyla yapıyorlar.
‘10 yıllık mücadele 5’ten 13 fakülteye’

Öte yandan Qamişlo’daki Rojava Üniversitesi Eşbaşkanı Zêne Elî, üniversitenin kuruluşu hakkında konuştu. Zêne Elî, 2016 yılında toplumun ve öğrencilerin ihtiyaçları nedeniyle üniversitelerin kurulduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“2011’den itibaren Suriye krizi başladığında birçok öğrenci en temel hakkı olan eğitim hakkından mahrum kaldı. Uzaktaki üniversitelerde okuyorlardı ya da savaş şartlarında güvensizlik ve huzursuzluğun olduğu ortamda eğitim görüyorlardı. Artık bölgede ana dilinde üniversiteler açılması gerekiyordu. Toplumu geliştirme amacıyla üniversite başlangıçta 5 fakülteyle kuruldu: Eğitim Bilimleri, Güzel Sanatlar, Edebiyat, Ziraat Mühendisliği ve Petrol Mühendisliği fakülteleri açıldı ve nispeten az sayıda öğrenci ve öğretim üyesiyle çalışmalarımıza başladık. 2016’dan 2026’ya kadar fakülte sayısı 13’e, ayrıca 2 yüksekokula ulaştı.”
Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Jineoloji Bölümü var
Zêne Elî, her fakültede 7 veya 8 bölüm bulunduğu belirterek “Rojava Üniversitesi’nin en dikkat çekici özelliği, Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Jineoloji bölümünün bulunmasıdır; bu bölüm ne bu üniversitede ne de başka hiçbir yerde yoktur. Jineoloji, kadın ve toplum bilimi, kadın-doğa ilişkisi gibi konuları kapsayan özel bir bölümdür. Kendine özgü nitelikleriyle oldukça farklı ve özgün bir seviyeye ulaşmıştır” dedi.
‘Rojava Üniversitesi bölgedeki öğrencilerin geleceğinin kapısı oldu’
Zêne Elî, demokratik entegrasyon sürecine işaret ederek, bu süreçten önce ve şu ana kadar üniversite müfredatlarının Kürtçe olduğunu belirtti. Zêne Elî şöyle devam etti: “Arap bileşeni için de Arapça müfredatlar hazırlandı. Rojava Üniversitesi, bölgedeki öğrencilerin geleceğinin kapısı oldu; geleceklerini burada görüyorlardı. Küçük bir sayıyla başladık ve bugün binlerce öğrenci bu üniversitede yerini alıyor.”
Diplomalara resmî tanıma
Suriye geçici yönetimi Eğitim Bakanlığı’nın 1617 sayılı kararıyla, 2014-2026 yılları arasında Özerk Yönetim kurumları tarafından verilen diplomalar resmi kriterlere göre tanındı. Bu, öğrencilerin birleştirilmiş müfredatla ortaokul ve lise genel sınavlarına girmesine imkan tanıyor.
Eğitim kadrolarının yerleştirilmesi
Özerk Yönetim kurumlarında daha önce çalışan yaklaşık 38 bin öğretmenin (kadın ve erkek) ulusal sisteme entegrasyonu projesi başlatıldı. Böylece öğrenimin devamlılığı ve mesleki hakları korunuyor.
Rojava Kürdistanı Özerk Yönetimi’ne bağlı yüksekokul ve üniversitelerin statüsünün çözümü bugüne kadar görüşmelerde ele alınmadı ve bu konudaki tartışmalar sonraki aşamalara ertelendi.
Kürtçe’nin statüsü ve müfredat
Bu yıl ve önümüzdeki yılki geçiş sürecinde, tüm Suriye için ulusal ve kapsamlı bir eğitim programı hazırlıkları yapılıyor. Bu müfredat daha sonra Kürtçeye çevrilecek ki Kürt bölgelerinde kabul görsün ve o bölgelerin özelliklerini korusun. Ayrıca Kürtçe için seçmeli ders kitabı hazırlanması çalışmaları devam ediyor.
Asimilasyon politikaları riski
Resmi kararlara rağmen geçmiş süreçlerde okul isimlerinin değiştirilmesi, Kürtçenin yasaklanması veya göz ardı edilmesi (Baas rejimi döneminde olduğu gibi) girişimleri büyük tepkilere yol açtı. Eğitim ve Kürtçe dosyası hukuki açıdan yeni bir tanıma aşamasına ulaşmış olsa da pratikte hala hassas ve karmaşık bir mesele olarak duruyor. Bölge halkı ve eğitim kurumları, her türlü asimilasyon girişimine karşı net ve kararlı bir tutum içinde olacaklarını ilan ediyor. Kürt kimliğinin, kültürünün ve dilinin korunması için verdikleri mücadelenin resmi ve kalıcı şekilde, taviz verilmeden devam edeceği vurgulanıyor.